Ersin Yılmaz
Dünyada görmek istediğin değişim parçası ol
|
Mahatma Gandi
 
Salı, 07 Temmuz 2009 09:37 - Günce - Sinema Bu içerik 1177 kez okunmuş!
Makale İçeriği
Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı
Fragmanlar
Resimler
Tüm Sayfalar
Her ne kadar "Buz Devri 2: Erime Başlıyor" (Ice Age 2: The Meltdown, 2006) ile serinin ilki olan "Buz Devri" (Ice Age, 2002) 'ne göre beklentinin altında bir animasyon ortaya konulmuş olsada, "Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı" (Ice Age 3: Dawn of the Dinosaurs) serinin hayranlarında daha kötü olacağı ile ilgili endişe yer almasına sebep oluyordu. Fragmanlara baktığımızda ise içimize sular seller serpiliyor. 3D ise tamamen arka planda bir etken bence.

Buz Devri 3: Dinazorların Şafağı ise ilk ikisine nazaran daha başarılı; eğlenceli, kaliteli, kadrosuyla zengin, kurgusuyla da gelecek seriler için katkı sağlayan bir etki yaratıyor. Üstelik bu seri ile üç boyutlu (3D) özelliği bazı sevenleri daha da heyecanlandırıyor. Üç boyut ne kadar gerekli her ne kadar tartışılır bir konu olsa bile olmasaymışta olurmuş demeden edemiyorum. Belki bir sonraki serinin devamı olacak animasyon için üç boyut konusunda daha etkili çalışılmalı.

Ancak senaryo açısından "Buz Devri Maceraları" yakıştırması bu bölüm ile Buz Devri serisi için farklı bir duruş sergiliyor. Zira nereye kadar böyle devam edebilir, bunun ötesinde birşey yapılabilir mi onuda bilemiyorum açıkçası.

Filmin kendisinden çok bahsetmeye gerek yok ancak yeni karakterlerin Buz Devrine ayrı bir renk ve heyecan kattığını söylemeden edemeyeceğim; "Manny ve Ellie"nin minik yavruları "Şeftali" (Peach), "Anne Dinozor"un 3 yumurtasının "Sid"in eşliğinde kırılarak aramıza katılan "Bebek Dinozorlar", "Scrat"ın palamuttan sonraki ikinci aşkı "Scratte" ve tabiki Dinozorlar Şafağının gelincik "Buck"ı... Buck için ayrıca bir paragraf açmak gerek ama bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve zengin karateri ile dikkatleri fazlaca üstüne çektiğini belirtmekle yetineceğim.

Eklemeden edemeyeceğim bir başka hususta, altyazı ve üç boyutlu izlemeyi tercih edenler için; tam olarak hatırlamamakla beraber bir kaç yerde altyazı eksikliği vardı, hatta bi yer vardıki Diego kardeşimiz bülbül gibi şakarken koca bi cümleyi yazmayı unutmuşlar sanki. Umarım yanılıyorumdur ama böyleysede nasıl düşülmüş bu hataya merak ettim.

Üç boyut severlere Cinebonus Sinemaları kapılarını açarken izleyenleri tuzlu bir bilet fiyatı yanında birde gözlük kullanım bedeli beklemekte, evet evet "kullanım bedeli". Gözlüklerin kalitesine diyecek söz olmayabilir ama "ergonomi" ve "hijyen" açısında ciddi durumlar var kanımca. Benim gittiğim sinemada gireceğim salondan çıkanlar gözlükleri derme çatma bir karton-sünger ikilisi üzerine yığarken ilk aklıma gelen gözlüklerin temizlenip temizlenmediğiydi. Bunun içinde kapıdaki görevliyi ısrarla soruştururken seansımız görevlilerin salonun içinde ne kullandıklarını bilmediğim bir sıvı ve bez ile hijyen çalışma yaptıklarını gördüm merakımdan içeri girerek. Bu yüzden seansımızda 5 dakika rötarlı başladı. İlgileri içime su serpsede söylemeseydik ne olacaktı sorusuna gelen cevap üç boyutlu gözlük kullanımı konusunda pek hoş şeyler getirmiyor aklıma. Aman dikkat...

Yinede tavsiyem üç boyutlu gözlük olmadan izlemekten yana. Hatta "Boğaz Havasında Sinema Keyfi"ni hatırlatmakta da fayda var ki 9 temmuzda Turkcell Kuruçeşme Arena'da Buz Devri 3 sevenleri ile buluşuyor. Özellikle gnçtrkcll'liler tek bilet fiyatına çift bilet avantajı ile izliyebiliyorlar.


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

 
Copyright © 2003-2010 Ersin Yılmaz Tüm hakları saklıdır