Bu bölümü boş görünce hemen aklıma izlediğim kısa kısa filmler geldi. Poi klipleri, performanslar, eğitimler v.s. Lakin birde sürekli poi sever arkadaşlarımın sayısıda arttıkça kendileri ile youtube'da poi kliplerinden derlediğim bi dökümanı paylaşır oluduğum. Durum bu olunca, ordan burdan paylaşacağıma dedim şu derlemeyi burayada koyayım. Takip etmek isteyen buyursun. Yenilerini izledikçe bu sayfada güncellenmeye devam edecek =) Buyrun iyi seyirler dilerim şimdiden...
Bu bayramda evdeyim. Birazda hasta halimle. Geçen sene neredeyse evde hiç kimse yokken bu sene aile tam takır burada, üstelik 5+1 olduk. Ben bunu yazarken de içeride kahvaltı hazırlıkları yapılıyor, şimdi de mutfağa doğru yol alma hazırlığında Can Dündar'ın yazdıklarını anımsıyorum ve aynı duyguları paylaştığım "Hergün Bayram"ı buradaki satırlarada döküyorum...
Bi gün geldi, bi soru sordum kendime; cevabını bulmakta zorlandığım. O
kadar karışıktımki bilemedim neler olup bittiğini, kavramayamadım
içimde olanları.. Hatırladım, bi gün, bi gün daha geldiydi, aklımda bir
sürü sorunun gezdiği ama cevaplarımın olmadığı.. Soru bu ya, soru
olduğu için cevabı da yok bulamadığın sürece... Ama cevabından önce
sorunun nedenleri vardı kafamı karıştıran; kafamın karıştığı gibi
hayatımıda karıştıran; beni, yakınlarımı, dokunduklarımı, ruhumu..
Gönlümü. O kadarki içinden çıkılmaz bir sokağa girmiş gibi.
Yer kadıköy iskelesi, hareket ediyor vapur; kabataşa doğru. Son
durağıma, yolun bittiği yere. Hava soğuk ve güneşli. Rüzgar sert.
Martılarsa rüzgara inat tepemde, vapura eşlik ediyorlar; bir yandan
havada uçuşan ekmek, simit, kek, parçalarını artistik, seri ve yumuşak
hareketlerle yakalamaya çalışıyorlar. Başarıyorlarda; zaman zaman
rüzgarın inatçılığına ve hırçınlığına karşı koyamasalarda.
Tamda bu şarkı çalarken fonda
311 – Amber eşlik eder şu anda rüzgarın sesi ve yağmurun şırıltısı klavyede ses yapan parmaklarımın takırtısına, birde ortalığı sarmış ki bi toprak kokusu... Birden bastıran şu yağmura eşlik etsin diye paylaşıyorum 311 'in bu pek bir sevgi dolu, kıpır kıpır, kelebek uçar kalplere konar şarkısını. Ve yetinmeyip bundan sonra müzik keyfimede ortak ediyorum herkesi...
Ve beklenen an gelip çatıyor. Büyük güne iki gün den az bir süre kalıyor. Bugün son toplantımızıda organizasyonda yer alacak gönüllü arkadaşlarımızla berber yapıp planlamamızı gerçekleştirdik. Yapılacak çok iş var. Zamanımız az. Heyecanımız çok. İnanıcımız daha da çok. Ama olacak, hemde çok güzel olacak...
Yaşar mı yaşamazı derken... Yaşadı gerçekten. Bu sene de Barışarock'ta Yaşayan Kütüphane ile beraberdim. Bi konserlerim eksikti..!? Bi Bülent Ortaçgil'e Birde az da olsa Aylin Aslım'a eşlik edebildim. Ara sıra sahnelere uzak yerlerden kulak dolgunluğu olduğu kadarı ile... Cuma günü işte olduğum içinde hem Gevende'yi hemde Nev'i kaçırdığıma üzüldüm doğrusu!