|
Yazar Ersin Yılmaz
|
|
Pazartesi, 23 Ekim 2006
|
|
Bugün bir kaç işim için dışarı çıktım. Çıktım çıkmasınada işim
bittikten sonre kendimi alı koyamadım sokaklardan insan içinden...
Osmanbey'den Cevahir'e yürüdüm önce. Sonra Levent Kanyon'a geçtim. Hem
Apple mağazasına uğradım hemde henüz yeni hizmet vermeye başlamış olan
Mars Sinema'larına...
Cevahir'de de bakmıştım vizyondakilere ancak saat uygunsuzluğu
nedeniyle çıkmıştım. Ama burda bide ne görüm, tam 10 dakka sonra film
var ve o film Sınav. Tutamadım kendimi girdim. İşte film hakkında önce
kısa bi bilgi sonra görüşlerimi paylaşayım istedim.
Film aile baskısı, gelecek kaygısı, sınav depresyonu ve bir yandan
süregelen yoğun okul temposuyla birlikte öncelikle okuldaki yazılı
sorularını ele geçirmekle başlayıp, sonrasında işi ÖSS Soru Bankası
soygununa kadar götüren Mert (İsmail Hacıoğlu), Sinan (Yağmur Atacan),
Gamze (Rüya Önal), Kaan (Caner Özyurtlu) ve Uluç'un (Volkan Demirok)
heyecan dolu hikâyelerini anlatıyor...Kahramanlarımızın kendilerine
idol olarak gösterdikleri, bir dönemin kopya çekme konusunda uzman
sistem karşıtı efsane öğrencisi Levent Lemi; görevi her anlamda kötüye
kullanan okul müdürü Rafet; idealist müdür yardımcısı Zeynep Erez; sert
matematik öğretmeni Fatma Hoca; çocukların bir yarış atı gibi koşulduğu
sınav sisteminin yakın bir tanığı haline gelen jokey baba Urfalı
Sadettin; hayattaki tek dayanağı oğlu olan Güler; çocuğunun hayatında
onurlu yaşamın önemini ısrarla vurgulayan komiser baba Metin; oğlunun
hayatını bir saat gibi planlayan Almancı baba Sedat ve bütün derdi bir
müzik albümü çıkarmak olan müzik hocası Candan'ın yollarını da aynı
temel öykü içinde kesiştiren film Türkiye'nin bir türlü çözüme
kavuşamayan eğitim sistemi ve sınav problemini eğlenceli bir yaklaşımla
ele alıyor.
Hislerime gelince bir kez daha okumaktan nefret ettim deyip şimdilik nokta koyacağım... (uykum geldi -devam edeceğim-)
yorumlar () |
|
|
|
|
|