Bayram mı gelmiş?
Yazar Ersin Yılmaz   
Pazartesi, 23 Ekim 2006
Saatim tam olarak 00:01 'i gösterdiğinde girdim yönetim paneline bu mesajı yazmak için. Kendi kendimin bir bayramını kutlayayım istedim önce; bu kadar ekran başında, bu kadar parmaklarım kalavye üzerinde usul usul gezerken, bu kadar dijital.

Lakin bayram demişken içim bir garip oldu geçtiğimiz günlerde üyesi olduğum bir e-posta grubuna gelen e-posta ile. E-posta ise Suriye/Sam-i Serif 'ten bir dostumuzdan geliyordu... ve şöyle diyordu;

"Burda şenlik havasında geçiyor bayramlar.
Bir kaç gündür nerdeyse 24 saat boyunca her yer açık.
Gece yarısı saat bir, iki gibi çocuklar sokaklarda hala koşuşturuyorlar. Top oynuyorlar. Ramazan ayının başından bu yana evlerin balkonlarına, pencerelerine, duvarlarına asılmış ışık süsleri bayram yaklaştıkça çogaldı. Geceleri insan kendini Binbir Gece Masal'ının bir sahnesinde gibi hissediyor."

Birden çocukluğum geldi aklıma memleketim sokaklarında, köyünde, mahallesinde... Sonra bulunduğum an; İstanbul. Taşı toprağı altın İstanbul. Ey gidi koca İstanbul. Artık hiç birşey eskisi gibi olmadığı, değişime uğradığı gibi, bu sene de bu değişimin getirdiği sonuçlarla ne ramazandan birşey anladım, ne de bayramdan da birşey anlayacağım. Hem de bu sene abim yine yokken, 4 yıldır da olmadığı gibi. Kardeşim de yokken. Bir süre annem babam da olmayacakken. Bense en yalnız bayramımı geçireceğim İstanbul'da, Suriye'den gelen e-posta daki şeker tadında bayramların hasretiyle... 

Nice mutlu bayramlara... eskiyi de tadabilmek ümidiyle. Birlikte!

yorumlar (0)add
hadi yorum yazalım


doğrulama kodunu yazınız


 
< Önceki   Sonraki >

kaç kişi burda

Ziyaretçiler: 73682