| Feribotta uyursan |
| Yazar Ersin Yılmaz | |
| Perşembe, 26 Ekim 2006 | |
|
Önceki gün sabahlamanın verdiği yorgunukla ve son zamanlarımda ki uyku düzensizliğimi de yoluna sokmak için en geç iki de yatmaya çalışıyorum ki dünde kısmen başarabildim, lakin 3 e doğru uyumuşumdur herhal. Sabah için erkenden (mesela sekiz gibi) uyanmak ve güne güzel bir kahvaltı ile keyifli başlama planı yaptım.
Sabah oldu olmasınada uyanışım geceden kurduğum telefonun sesi ile oldu ama uyandıran ses alarm sesi değil, arama sesiydi? Sekize on kala çalan telefonum alarmdan önce davranarak uyandırdı beni neticede. Ekranda ise babam yazıyor du. :s Sabah sabah nolduysa; gür bir ses le cevap verdim; "Alooo, günaydın baba. Hayırdır!" Babam biraz telaşeli, biraz tedirgin, biraz da şaşkın ve uyku sersemi bi halde... "Oğlum otobüs feribota girince bende indim oturdum feribotun kafesinde, uyuya klamışım. Sonra "dayıııı! dayıııı! geldik! geldik..." diye haykıran sesle uyandım. Aşağı bi indim ki in cin top oynuyor ne insan kalmış ne araba (olay okadar komiğime geldiki babam ile ciddi ciddi konuşurken içten içten de gülüyordum...:)) otobüs muavinide unutmuş beni, gitmişler... Sen şimdi kavacığa git bekle pamukkale otobüsünü, bir tane kolimiz var alı ver onu dedi. Bende uyku sersemi kafamın çalıştığı kadarı ile "yok baba ben en iyisimi hareme gideyim, orada pamukkale yazahanesinden araca bağlanırız, nede olsa hareme de gelecek, kavacıktan kaçırırsam olmaz" dedim. Babam e-iyi dedi. tabi ben hazırlandım daha kendime gelememişken paldur küldür üstümü giyip çıkacaktım dışarı, bi daha telefon çaldı, yine babam. Sorunu çözmüş gibiydi. Sanırım aracı aramak deyince aklına fikir geldi, birde kendine de gelmiş olabilir... "Tamam oğlum ben hallettim, aradım haremi; araç ataşehirde paketi bırakacakmış, bende bir sonraki feribotla gelen pamukkale otobüsüne binip geleceğim... Neyse ki dışarı çıkmaktan sabah sabah zor yırttım :) hemen hazır uyanmışken kahvaltı hazırlıklarına başladım... Bakkala da gittim fırına da. Bir iki bir şey aldım. derken ben oyalana oyalana kahvaltı yapınca babam saat on olmadan kapıyı çaldı. Babam karnını doyururken ben çayımı yudumlarken bir yandan da babam olayı tekrar anlattı detayları ile hatta taa denizliden buyana gelişini anlattı başka başka olaylarda olmuş ya neyse yazamıcam hepsini şimdi buraya; yinede pek güldük :P dünkü yazdığım yazımda "babam gelsinde akşam şenlikli bir yemek yiyelim" demiştim. Daha kahvaltıdan yakaladık şenliği... Allah bozmasın neşemizi... Babam işine koyulurken bende bilgisayarım başına oturup işlerime bakmaya başladım. Sanırım sonunda Yıldız Teknik Üni Toplum Gönülllüsü arkadaşlarım için uğraşa durduğum web sayfasını bugün açacağım... Şimdi ona döneyim buraya noktayı koyup. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|